Gecelerinin karanlığını aydınlatan sokak lambası altında saatlerce beklediği o günler geride kalmıştı. Sevdiğine kavuşmuştu artık. Sık yapraklar arasında tüneyen kumrular gibiydiler. Araba, ıslak taşlarda yol alırken, bunlar, heyecanla nefes alıyordu.
Fakirler, zengin birini bulayım evleneyim demezlerdi. Yalın bir aşk vardı buralarda. Bu mahallede patolojik çelişki var gibi! İnsanlar fakir ama gönüller zengin. Fakirlik dert değil. Sevdiğine kavuşmak, çelişkiyi olumlu bir hale getiriyor. Zenginliğinden sıkılan, paradan sıkılan insanlar vardır ya! Ama burada?
Ne düşündüğünü kendide bilmeden yürümekte iken, birden bire başını çevirir gibi başını çevirdiğinde gördüğü bu kızı sevmişti Antonyo Hikmet..
Ölünceye kadar da tek sevdiği olacaktı.

Yorum bırakın