Oto boyacıydı ama kaporta işinden de anlardı.O gecelerin adamıydı geceleri seviyordu. Gecenin karanlığı çöktüğünde marazlı hayvanlar gibi duran koca binaların birinde olmayı çok severdi. Mekan sahibinin kumar oynattığı bina altındaki kahvesinden başka binanın çatı katında özel müşterileri için kiraladığı yer vardı. Oto boyacısı oranın müdavimiydi…Parası bitinceye kadar oynayabilen müşteriler orada toplanırdı. Yirmialtı, yanık, kılıç oynanır hatta barbut atılırdı. Oto boyacısı bir gece yüklü miktarda kaybetti. Sabah olmuş evinin yolunu tutmuştu. Biraz uyumak istedi. Uyudu uyumadı, az kestirdi. Hanımının sesi uyandırdı. Hanımı eve satışa gelen bohçacı ile sıkı pazarlık ediyordu. Kalktı, önce biraz dinledi öylece baktı. Gece yüklü miktarda para kaybetmişti. Bu pazarlık canını sıktı. Pazarlık neyin nesiydi? Bohçacı kadına ” Bohçanın hepsi kaç para? Bohçayı bırak, paranı al!!!!!! ”

Yorum bırakın