Anne saat on iki olduğunu söylüyor kalk diyorsun. Farzet ki, daha geç değildir. Akşama vakit var! Güneşin denizin ufkuna yaklaştığını, işçilerin evlerine varmak için yolları doldurduğunu, trafiğin yoğunlaştığını göz önüne getirebilirsin.
Gözlerini kapa, gölgelerin uzadığını ve deniz suyunun, kuzgun bir siyahlıkta ışıldadığını ve yakamozların oluştuğunu düşünebilirsin.
Saat, gündüz on iki olabiliyorsa gece de on ikiye gelebilir.
Ben, akşamı bekliyorum. Kayarak geçen sonbahar bulutlarının ardından kızıllaşan ufku bekliyorum.
Anne, işini bırakan arılar, gün batımı ışıklarıyla mest olup, oraya buraya uçuşuyorlar.

