Dönülmez yola giden, annesiyle son vedalaşmasıydı. Annesinin yüzü, vedalaşan dolunayın tekrar ziyaretini yenilenmesinde nasıl parlıyorsa öyle beyaz ve paktı.

“Sadece oksijen veren cihazın, ağızlığı, dudağının altını morartmıştı, serumun iğneleri kolunu kanatmıştı, başka bir şey yoktu, yüzü bembeyaz, pamuk gibiydi” diye Ayşe betimleme yapmıştı.

Annesinin üzerine suyu dökerken, gözyaşları da dökülüyordu. Ebedî bir ayrılık değildi bu, bunu gerçek olarak kabul ediyordu. Ayşe’nin gözyaşı sisi, gözlerinin siyah kenarlarını derinleştiriyordu,

Annesinin yüzü gibi beyaz yaseminler! Ah, bu Yasemenler!

Ayşe, beyaz yaseminleri  topraellerine dolduruyordu. Sevginin el ile örülmüş veda çekengini, Pakize’nin toprağının üzerine koyacaktı.

Yorum bırakın