Ve Betsalel sandığı akasya ağacından yaptı; uzunluğu iki buçuk arşın, ve eni bir buçuk arşın , ve yüksekliği bir buçuk arşın idi. Ve onu, içinden ve dışından halis altınla kapladı, ve etrafına altın pervaz yaptı. Ve onun dört köşesi üzerinde, bir yanda iki halka ve obir yanda iki halka olmak üzre, onun için dört altın […]
Ortam bu, yaşanacak, veya, işte, böyle yaşanması gerekiyormuş. Hayat, bir üzüm tanesi yedirir, sonra bin cefa çektirir. Mesela, yani, gibi! Dersin ki, iyi olacak! Carnarvon, Tutankamun’un mezarına girdiğinde, er ya da geç sonunu getirecek ölümcül bir hastalığa yakalandığını bilememişti. Ve bilemiyorsun. Ellerinde itaatkar bir atın dizginleri var, sağa sola çekersin ve istediğin yöne gittiğini sanırsın. […]
Eski mahallemden belli bir zaman uzak kalmıştım..Aramızda bir sis bulutu oluşmuştu. Çok zaman geçmişti ya, ondan. Bugün hayat bana güzel ve dünya hiç olmadığı kadar eskisi gibi..Ama mahallem ortada yoktu. Altında bulunan tarihi eserleri ortaya çıkarmak için yıkmışlardı.O zamanlar, çocukluğumun hatta gençliğimin geçtiği bu yerde; hayallerim, hep uzak ufuklarda dolaşmıştı. Atlayıp gidecektim başka ülkelere, hayattan […]