Dağlara dolaşmaya çıkmıştı.Rüzgarı içine çekecek, kır çiçeklerinin kokusunu duyacak, akan derenin sesini dinleyecekti..Su sesi ve kuşların cıvıltıları rahatlatıyor., ruhu güzel şeylere temas ediyordu.Şehrin kargaşası sıkıcıydı.Tüfeğini de yanına almıştı.Dere yatağına indi.Suda bir sepetin gittiğini gördü.Önüne geçti sepeti tuttu sudan çıkardı.Sepetin kapağını kaldırdı, içinde bir yılan vardı..Yılanı boğulmaktan kurtarmıştı.Adam:”Seni kim koydu buraya. ” Yılan ” Köyün cocukları.Beni kurtardın. Ama ben seni sokucam!” Adam:”Nasıl olur? Ben seni kurtardım” Yılan “Olsun.Farketmez.” Adam:Olur mu?Seni ölümden kurtardım.Sen sokucam diyon.” Yılan ısrarcıydı. Adam: “Diğer hayvanlara soralım o zaman, ne diyecekler görelim.” dedi.Yılan kabul etti.Tek tek sordular ormanda yaşayan hayvanlara.Hepsi: “Sokucak”dedi.Bir tilki kalmıştı sormadıkları ona gittiler.Tilki dinledi ve düşündü.Sonunda:”Ya sen bu sepete nasıl girdin? Bir göster de görelim.” dedi.Yılan kıvrıldı sepete bir güzel çöreklendi.Tilki hemen sepeti kapattı ve sepeti suya bıraktı.Adam “Hayatımı kurtardın sağol.” Birlikte yürümeye başladılar.Tilkinin kürkü adamın dikkatini çekmişti.Aklından”Tilkinin kürkü parlak hem de uzun tüylü, iyi para eder” diye geçirdi…Tilkiyi adamın elinden kim kurtarırdı acaba?
