…Çok seyrek de olsa ağır bir toptan madeni bir ses yükseliyor, birbirine çarpan süngülerden bir şakırtı geliyor, kısık sesle konuşmalar ya da bir atın burun çaldığı duyuluyordu.
Bütün barışçıl güzelliği ve gücüyle doğa soluk alıp veriyordu.
Şu sayısız yıldızla donanmış uçsuz bucaksız gökyüzü altındaki güzeller güzeli dünya nasıl dar gelir insanlara? Şu büyüleyici doğanın bağrında insan ruhu nasıl olur da, kin, öç, kendi benzerlerini yok etme gibi duygulara kapılabilir? Nasıl olur da güzelliğin ve iyiliğin doğrudan ifadesi olan doğanın bir dokunuşuyla insan yüreğindeki bütün kötülükler yok olmaz?

