Dağlara dolaşmaya çıkmıştı.Rüzgarı içine çekecek, kır çiçeklerinin kokusunu duyacak, akan derenin sesini dinleyecekti..Su sesi ve kuşların cıvıltıları rahatlatıyor., ruhu güzel şeylere temas ediyordu.Şehrin kargaşası sıkıcıydı.Tüfeğini de yanına almıştı.Dere yatağına indi.Suda bir sepetin gittiğini gördü.Önüne geçti sepeti tuttu sudan çıkardı.Sepetin kapağını kaldırdı, içinde bir yılan vardı..Yılanı boğulmaktan kurtarmıştı.Adam:”Seni kim koydu buraya. ” Yılan ” Köyün cocukları.Beni […]
Eski günle, eski günler…Unutuldu birer birer. Altmışlı yıllar…Çocukluk günlerim…O zamanlara ait bir film izledim,siyah beyaz. sevgi üstüne kurulmuş bir film. Evlenecekler ya, oğlan kıza söylüyor: Beş lambalı phılıps radyomuz, yarı sesini açtık mı, zangır zangır ses çıkaran pikabımız da var.Bir de Zetina dikiş makinesı, her genç kızın rüyası…60’lı yıllar işte; belki de en güzel yıllarım […]
Adamın cok borcu varmış.Karısı: “Adam ne yapıcaz.” diye sormuş. Adam: ” Bi tatlı yapta yiyelim.”
Dik duruşunu, heveslere, gevezeliğe, şarlatanlığa feda etmiyordu. Kimseyi kandırmak gibi, fikri yoktu. Eğer olsaydı, bayağılık, iki yüzlülük yapacak, alçalacak küçülecekti. Genç adam kahveden içeri yavaş adımlarla girdi. Gözleri herkesten uzaktaydı. Tahta sandalyeye kuruldu. Kahveci Bayram, orta dem çayı getirip sallanan masanın üstüne koydu.”Onları kandırabileceğini düşünüyorlar” diye hafiften fısıldadı.Sarı: ”Ben tilki değilim, kargalara dalkavukluk yapmam” Balıkçı […]