Kurila’daki evimiz Osmanlı mimari modeline göre yapılmış binalar topluluğunun kenar yakasındaydı. Komşu duvarıyla çevrilmiş bir bahçesi vardı. Evden çıkıp yokuş aşağı sallandığınızda şehrin ortasından geçen büyük dereye (Bistrisa) ulaşıyorsunuz.. Belki! Belki de! Yavaş akan derenin kıyısında yaşamak her an gitmeye hazırmış gibi bir izlenim uyandırıyordu. Bundan dolayı – galiba – babamı yüreklendiren kader anlayışına uygundu. […]

Charles Dickens eseri Oliver Twist ve Victor Hugo’nun Sefiller gibi, gibiler,, insan davranışlarını abartarak davranış ve olayları üst üste koyarak,, yer, süre ve olgu birliği sağlamaya çalışmışlar. İzlenimlerine, hayalleri yapıştırarak olabilirliğini kanıtlamak istemişler tabii bunu yaparken kendi düşünce süreçlerinin farkında olmuşlar. Amma inovatif düşüncesiyle L. Tolstoy bunlara nal toplatır buna Dostoyevski de dahil.