• İnciraltı, İzmir’e yakın. Önde masmavi deniz, arkada yeşil. Yeşil maviyle kucaklaşıyordu. İnciraltı’na vapurla gidip gelmek ise rüyalara giren güzellik. – Vapur, Konak’ tan kalkardı- Kalbimin arzusunun ateş mavisi. Dalgalar gülüşüyor, vapura eşlik eden Yunuslar fısıldaşıyorlar. Deniz kamlumbağası, Karatavuk ile batıp çıkıyor. Kalabalık neşeli. İzmirlinin mutlu olduğu vapur yolculuğu. Vapurun büfesinden de sıcak çayı alıp, denizi seyrederek içmek, efsane. İnciraltı, insanları kucağına çağıran hele yaz aylarında vazgeçilmeyen cıvıl cıvıl bir yerdir. Ayakları altındaki deniz, bütün bu yoksul halka istekler veriyor, mutlu mırıldanıyor,yaltaklanıyordu. Ağaçların altında, aileler, çoluk çocuk, cümbür cemaat, yere serdikleri kilimlerin, şiltelerin üstünde oturur o günün tadını çıkarırlardı. Ağaçların altında oturup serinliği hisseder, denizin kokusunu duyarlardı… İnciraltı, bize göre efsane. İzmir’e en yakın deniz ve kara ulaşımı olan mavi ile yeşilin kol kola olduğu, güzel anların yaşandığı sayfiye yeri. Bazı kısa aşkların veda vaktinin tez geldiği, ellerin temasının, gece çiçeği gibi narin olduğu; aşkın hafızada, ıstırabın şarkılarda eridiği sevmelerin olduğu, sizi kucağına çağıran sakin bir koy gibidir. Şiirlerde, şarkılarda dile gelmiş içinden deniz geçen İzmir’in bir güzel yeri. Batı Anadolu yıldızlarının altında bulunan; gece olunca, ölgün ışıklarının vurmasıyla suları halelenen dalgalar, kumsalı ahenkle okşar. Tekneler kuğu gibi uykuya dalar. (Not: Kosova’lı Sarı Ferit kitabımdan,, Ve bir zamanlar İnciraltı böyleydi)

Yorum bırakın