Pencereden baktım. Asya küçülüyordu. Türkiye nokta gibi kaldı. Kıtalar küçüldü ve dünya yusyuvarlak göründü. Son kez baktım yerküremize. Samanyolu sisteminin en ucundaki soluk mavi gezegene gidiyorduk. Böyle bir kaçış gemisine sahip olmak iyiydi. Onu bir uzay üssünden aşırmıştık. Uzaya ilk çıkışıydı, umarım parçalara ayrılmaz. Geride kalan aslında yanımızdan hiç ayrılmayan anılar gibi dağılmaz. Zıtlıklardan kaçıyordum. Hem aşık ol hem sonra nefret yani zaaflarım aşık olmaktı. İyilik yap kötülük bul! Gerçi iyilik kötülük bitişik. Mevcut olan sevgi miktarım tükenmişti, bitmemişti ama. Neden kaçmak istediğimi tam olarak belirleyemiyordum.
