İyi komşum Mesut…Göbek ancak bir insana bu kadar yakışabilir. Ona, babacan bir tavır ve sevimli bir hal veriyor. Mesut, Balçova’nın demir başı.  Yirmi yıldır Balçova’da ticaret yapıyor. Yüzü sirke satmayan iyi esnaf…Dükkanında gri tonları hakim. Bir gün; gül kurusu bir kazak istedim. Gülerek ” Bu yaşta ne yapıcan?” dedi. ” Yolun yarısındayım, kalanında giyicem” dedim. Eğer siyah isteseydim,umulur ki, ses çıkarmayacaktı. Eşi Zarife Hanıma da, Ata caddesinde, ufak ve şirin bir dükkan açtı. Karı koca helalinden didinip duruyorlar…

Ayın ışık saçtığı bir Haziran gecesi; hanımı Zarife ile balkonda oturmuşlar, güzelim mehtapta hayallerini kurmaya başlamış. ”Ayda veya yıldızlarda insanlar olsa bize çalışsa. Biz yan gelip yatsak….”

Mesut, geçmiş zaman bir pazarlamacı bulmuş. Yazın mal satmaya gidiyorlar, kıyıdan kıyıdan; Muğla, Marmaris, Antalya… Pazarlamacı: ” Malı bitiririz.  Antalya’da çok iyi mal satan tanıdığım biri var.” Antalya’ya varıyorlar. Küçük eski bir butik  dükkan. Sahibi, naza çekiyor kendini.” Malım çok.” Falan filan ! Bunlara yemekte ısmarlıyor… Adam mal istemiyor. ” İstemem” dedikçe Mesut,iyi adam, tokat atacak olsa mal ister düşüncesiyle mal vermek istiyor. Sonuçta malları indiriyorlar. Malı veriyorlar. On beş gün sonra para almaya gidiyor. Ama ne dükkan var ne de adam. Mesut, o zaman uyanıyor ki, pazarlamacının tokadına  denk gelmiş… Benim iyi komşum. Zarife Hanımın yaptığı tatlı ve böreklerden- komşu olarak- bize getirmesini ve yaptıklarının lezzetini unutmak mümkün değil. İyi Komşum. Çocukları da, saygılı ve temiz ve güzel ve kibar.

Balçova’nın seçkin esnafına, uzun yıllar çalışma güçü ve hayırlı kazançlar dilerim.

 

Yorum bırakın