Çocukken geçirdiği hastalık nedeniyle duymayan ve konuşamayan Çeşme-Dalyan Köylü balıkçı Nezir, karşı ada Sakız’da yaşayan Rum kızı Tinika’ya aşık olmuştu. Çeşme’de görür görmez tutulmuştu Tinika’ya. Ona daima kalbinden güzellikler bahşetmede, hayal iplikleriyle Sakız’a dönen Tinika’ya kilimler dokumaktaydı. Rüyalarında; ilk görüşte aşık olduğu, Tinika’nın ölümsüzlük resmini çizmekle meşguldü. Tinika’yı paha biçilmez yapmak istiyordu. Deniz incileriyle süslüyor en nadide kumaşlarla örtüyordu.Ona ulaşamamak zaten daha da paha biçilmez yapmıştı. Aşkına ulaşabilmek için akıl almaz yollar bulup Sakız’a gidiyordu. Deniz engel değildi. Bu yüzden çok kez yakalandı, ceza aldı, işkence gördü. Aşk engel tanımazdı. Balıkçı Nezir, sevdiği kızın yaşadığı Sakız Adasını görebilmek için Dalyan’da tek başına taş bir kule inşa etti. Sakız’a gidebilmek için kulenin içinde kendine kayık yapmaya başladı. Bu kayık özeldi. Bitince, duvarı yıkacak, kayığı denize indirecek, Sakız’a gidip, sevdiğini alıp dönecekti. Gününü kulede geçiriyordu. Arada tepesine çıkıyor saatlerce oturuyor hep Sakız’a bakıyordu. Açık havalarda bu daha çok oluyordu…Tinika, kendisini bekleyen birinin olduğunu bilse tekrar gelse ışıklı bir lamba gibi içini aydınlatsa…Nezir, ayın yarı ışığında denize açılır, yüzü hep Sakız’a dönük avlanırdı. Deniz kıyısındaki çalılıklarda ateş böcekleri uçuşur, bir parlar bir sönerlerdi… Bazen kayığında Tinika’ya karşı ayağa kalkar, kalbinden, Tinika’nın ruhuna seslenir ”Seni seviyorum” derdi… Sakız’a doğru esen rüzgarın yardımıyla uçarak Tinika’ya gittiği olurdu bazen… Bu kule 1992 de zamanın belediyesi tarafından yıkılmış. Bugün öğrendim…Üzüldüm…

