Genellikle küçük yerleşim yerleri olan kasaba ve köylere gelen kişiler o kasabada ve köyde bulunan camiye gider, caminin yanında veya önünde yer alan bir insanın üzerine oturabileceği yükseklikte ve genişlikte ki taşın üzerine oturur. Camiden çıkan vatandaşlardan uygun olan kişi, bu taş-Misafir Taşı- üzerinde oturan kişiyi alır evine götürerek misafir eder ve ağırlar. Misafir taşları, […]

Gecelerinin karanlığını aydınlatan sokak lambası altında saatlerce beklediği o günler geride kalmıştı. Sevdiğine kavuşmuştu artık. Sık yapraklar arasında tüneyen kumrular gibiydiler. Araba, ıslak taşlarda yol alırken, bunlar, heyecanla nefes alıyordu. Fakirler, zengin birini bulayım evleneyim demezlerdi. Yalın bir aşk vardı buralarda. Bu mahallede patolojik çelişki var gibi! İnsanlar fakir ama gönüller zengin. Fakirlik dert değil. […]

…inanç sapıklıklarının ve her türlü yobazlığın yalnız geri memleketlerde değil, en ilerilerinde de yaşamakta olduğudur. Bütün dava, bu sapıklıkların ileri medeniyet anlayışımızı ve inkilaplarımızı tehdit eden bir kitle hareketi halini alıp almadığı noktasında toplanıyor. * Arada bir gazetelerde çeşitli sapıklık vak’aları okunur: Bir imam bir kıza tecavüz etmiştir; bir vaiz oruç tutmayan öldürülmeli demiştir; bir […]

Havanında soğuk olmasından ötürü kahvenin içi dolu. Dörtlüler kurulmuş. Yancılarıyla beraber masalar ve çevreleri dolu. TV de yeni araba TOGG’un tanıtımı yapılıyor. Arabanın silüeti belirtmeye başladığında çok masa oyunu bırakıp izlemeye başladı. Ve kritiklerde anında gelmeye başladı. -Bu Volvoya benziyo -Bırak dayı ya ne Volvosu Öbür masadan:-İtalyada yaptırmışlar, gemiyle gelmiş. -Ya ne İtalyası her şeyi […]

Toza Sor on altıncı bölüm Güzel günler, dopdolu günler, sayfalarca metin; bereketli günler, anlatacak bir şey, Vera Rivken’in öyküsü, ve sayfalar birikiyordu ve mutluydum. Harikulade günler, kira ödenmiş, cebimde hala elli dolar, yazmak ve yazmayı düşünmekten ibaret günler ve geceler; ah, o eşsiz günler, büyüdüğünü görmek, onun için endişelenmek, kendim, benim kitabım, önemli belki, belki […]