Bu memlekete, ailemle ilk ayak bastığımızda, babam cebinde kalan birkaç kuruş ile Sirkeci Garı’ndan, oraya gidip bize ekmek arası balık yaptırmış. Bende yıllar sonra İstanbul’a ilk gittiğimde ve daha sonraki yıllarda bana anlatılan o hikayeyi tekrar tekrar yaşamak için Eminönü’ne giderim. İlk zamanlarda boğazdan tuttuğu balığı kayığının içine koyduğu ateşte kızartıp satardı balıkçı.Sonra kayıklar büyüdü […]

On beş yirmi yıl önce Facebook çok ilgi çekmiş bireylerin vazgeçilmezi olmuştu. Çoğunun günü onsuz geçmiyordu. Yıllarca böyle devam etti. Bireylerin gereksimine yanıt veriyordu. Ondan ayrı kalanlar onu özlüyordu. Onun sosyal servisleri olmadan etrafımızda olup bitenleri kaçıracağımızı ve bilgi eksiğimizin olacağını düşünebiliyorduk…Şimdi ise Facebook duvarıma bakıyorum saçma sapan mesajlardan geçilmiyor. Herkes herkesle kavgalı. İlk zamanlarda […]

Sarı ve Kırmızı.Hareket sinirlerini harekete geçiren ve vücutta enerji oluşumuna sebep olan,sinir sistemi üzerinde tesir göstererek bedende canlanma sağlayan Sarı ile ateş unsuru olan Kırmızı…Kırmızı da kanı uyarıp canlandırarak, kan dolaşımını hızlandırır…Bu iki renk, dünyanın toplantı yerlerinde, güneşin vurduğu, geceleri ışıkların parlattığı çimlerin üstünde daha bir güzel görünür ve tezahürat eşliğinde seyredenleri coşturur.

SÜRGÜNÜN MEKTUBU Sınanmak için saraya gittim, Layu’nun uğurunu denedim, Choyo şarkısını sundun, Nişan alamadım, yeniden Doğu Dağları’na gittim, Saçlarım beyazdı. Sonradan yine buluştuk köprünün Güney başında. Kalabalık dağıldı, sen kuzeye, San sarayına gittin, O ayrılışa ne kadar üzüldüğümü sorarsan: Baharın sonunda yaprakların düşmesi gibi bir şey bu, Düğümler içinde dolanıp bükülmek. Konuşmanın ne faydası var, […]