https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=pfbid0VfufHAYqHcwRgcVky3WEPRRTonMuDAWXCksBUZyfydNezhFxCaycXnh7q6z3ZKmgl&id=100082925620780&mibextid=Nif5oz

.          Ayı, dört haftaya bölmemiz, rastgele yapılmış hayal gücünden yoksun kabaca bir kabul. Bu kabul eski insanların takvimleriyle karşılaştırıldığında rastgele görünüyor.  Ayı, üç onluğa yani üç kısıma bölebilirlerdi… Anam, gökteki aya bakıp gün tayin ederdi. Bilirdi de! Gökteki aya göre takvim daha adil bence – bence yani!

Sabah erkenden kalktı. İşe gitmesine en az bir saat kadar daha vardı. Hanımı da kalkmış kahvaltı hazırlıyordu. Masaya oturdular, çayını yudumlarken, hanımına, “Bizim çocuğun hayalleri sonsuz, onunla biraz ilgilen. Işınlanmadan bahsediyor, Uranüs’e gitmek için özel giysiler istiyor, Murat 124 marka füze istiyor.” “Ben de söyledim. Okulun önemli önce okulunu bitir  dedim ama aklı havada!” “Amcasına […]