Seyrederken istekler veren, ayaklarımın ucunda, kıyıdan uzaklaşan sonra vazgeçip geri gelen deniz; içime, yavaş yavaş taşan, süzülmüş, tatlılaşmış bir aydınlık bir huzur veriyor. Deniz havası nefes almayı kolaylaştırıyordu.Burada güneş, neşe ve hayat vardı.Kargı(cemal beach) ayaklarıma sürünerek, sarılarak yaltaklanıyordu.Güneşi batan ufuk, değerli mücevher parlaklığıyla yanıyor renkli görünüyor, suya yansıyan ışığı gözümü alıyordu….27-08-2016
Tekrar gelmeyi hiç düşünmüyordum.Torunların peşinden takıldım geldim.Onlar, damadın işi dolayısıyla hafta sonunun son iki günü kalıp;döndüler.Ben, Ayşe, kaynanam Pakize’nin evinde tatile devam ediyoruz.İyiki gelmişim.Üç senedir, denize, sadece ayaklarımı sokuyordum.İçime sindirerek, tadını çıkararak, yüzdüm; denizi yangın mavisi Kargı’da(Camel Beach).Bugün dördüncü gün.Gürültüsüz, temiz köy ortamında huzur içindeyim.Ayşe’de güzelleşti .Köyünün doğal hali onada yansıdı. Doğal besinleri de yeme […]
Yürüdük kalabalığı yara yara…2.Beyler sokağının başında şerbetçiden Demirhindi şerbeti istedim. Annem kırmadı, o da içti…Annem dönelim artık diyordu. Ara sokaklardan, kestirmeden gitmek zorundaydık. Yoksa geceye kalırdık. Köşe başını tutmuş olan Hafız’in sokaktan (1. Beyler ) daldık. Hafız, hiç kalkmadığı alçak iskemlesinde oturan, yüzü – çiçek hastalığından delik delik – olmuş kör bir insan. Tablası dizlerinin […]
Tertullian, Roma’nın en zengin insanıydı. Şanlı, şöhretli bir yaşam sürüyordu. Roma içinde,Alp Dağları’na denk bir bir saygınlığı vardı. Roma halkı, Tertullianus’a, ”Neden inanıyorsun; bu ihtişam, sen, neden başka arayışlara götürüyor, ihtiyacın yok!” diyordu. Tertullianus’un inancı, onlara göre, tamamıyla bir dogmalar bütünüydü. Hıristiyanlığın içindeki paradokslara inanmak, imkansız olana, akla aykırı olana inanmaktı. Tertullianus ise”İmkansız olduğu için, […]
