Güneş ışığının uzanamadığı köşelerden gelen küf kokusunu duvardan duvara çekilen iplerde yıkanmaktan eskimiş çamaşırların üzerine sinmiş sabun kokusunu her odanın önünde duran saksı çiçeklerinin kokusuyla birlikte duyardınız. İpe serilmiş, mandalla tutturulmuş çamaşırlar renk renk, içine taş soda atılmış kazanlarda kaynatılmış giysiler ak-pak olmuştur. Fakirliği, ipe asılan çamaşırlarda görürdünüz. Yamalı pantolonlar bunu gösterirdi. Yırtık giymenin ayıp […]
Futbol, basit ama zeka isteyen ve aşırı güç gerektiren bir oyundur. Beyin kıvrımları arasındaki varyantlarda, düşünce yağ gibi kayıp gitmelidir. Oyun içinde, bir sonraki ve daha sonraki, olabilecek pozisyonları sezmek gerekir. Topsuz oyunu bilmek yanında gücünü 90 dakikaya yayarak, topuda iyi kullanmak elzemdir. Bu hamur çok su kaldırır. Futbolu bilmeyen başkanlarla ve dinazorus olmuş teknik […]
Dağ olduğu yerde hep duruyordu. Hep seyredip arada hamlığımızı atmak için çıkıp yürüyorduk. Temiz havası iyi de geliyordu. Bu baharın ilk ayında hanım dağa çıkıp ot toplayalım dedi. Evimizin arkasındaki tepeye, papatyalar ve dağ laleleri arasından yavaş yavaş çıktık… Yaprakları irileşmiş Ebegümeci yapraklarından, sarma yapmak için topladı. Tanıdığım Radika bitkisi çoktu ondan topladık ve Kuzukulağı. […]
