Aileyi, geçmiş zamanlardan ele alıp değerlendirirsek yani Osmanlı imparatorluğundan başlar isek; Osmanlı imparatorluğunda aileyi oluşturan en önemli unsur kadındır. Osmanlı ailesi ataerkildir. Devlet, babayı ve oğulları vergi mükellefi olarak kaydeder. Bu durumda kadın ikincil durumda görülmektedir. Bu durum Tüm Osmanlı tabasında ki ailelerde aynıdır. Balkanlar ve orta Anadolu farklılık gösterebilir…
Kadın, kafes arkasından çıkmaz söylentisi doğru değildir. Kadın evin dışına çıkmaktadır. Ve her alanda görünür. Kadın, çarşıya pazara çıkmaktadır. Hatta çok gezer. !6. ve 17. yy larda yabancı seyyahlar Türk kadınının çok gezdiğini söylerler. Erkeklerin, iki ve daha fazla kadın alıp bakacak durumda olmadığını söylerler.
Aile şimdiki çekirdek aileden büyüktür. Büyük anneler, büyük babalar aile içindeydi. Aile içindeki yaşlılar, kültürü torunlarına aktarırdı. Büyükler yardımcı olur, küçüklerde büyüklerine(yaşlılara) yardımcı olur hastalandığında onlara bakarlardı.
Unutmamak lazımdır ki; aile için, mahalle de çok önemliydi. Mahalleye yeni gelip yerleşmek isteyenler mahalle sakinlerinin onayını almak zorundaydı. Komşular kefil olursa gelip yerleşebiliyor. Demek mahalledeki yaşam tarzında bir uyum olması mümkün. İnsanlar, mahallede birlikte olmak için bir arada yaşarlar. Mahallede huzursuzluk çıkaran, gürültü yapan oradan attırılırdı.
Mahalleli çeşmesini, kanalizasyonu yapar. Kendi mahallesini kendi korur. Mahallede zengin fakir bir arada oturur ve zenginler fakirleri korurdu. Ailelerde üç kuşak bir arada yaşadığından bu ekonomik krizlerde fayda getirir, ortak tencere kaynardı. Çocuklara iyi bakılır terbiye edilirdi…
Not:Daha sonra eklenti yapılarak uzun bir makale halinde yazılacak.


Çok güzel olmuş.