…Antonyo Hikmet Tabelacı Ahmet’le Kordon’da tur atıyor, makara yapıyorlarmış. Ellerinde üzüm salkımları, Antonyo, karşıdan gelen iki kızı görünce”Üzümü kız yemezse onu öpücem”demiş. Kız üzümü istememiş. Antonyo terslenir terslenmez kızı tuttuğu gibi öpmüş. Antonyo Hikmet de az arıza değil hani. İkiçeşmelik’te her akşam kavga, haftanın iki-üç günü Mezarlıkbaşı karakolunda. Tabelacı Ahmet, rica minnet, polislere dil döküyor kurtarıyordu.
Antonyo, deli fişek. Yine Kordon’da inşaat halindeki altı katlı binanın tepesinden, kamyonun yeni boşaltığı kumun üzerine atlamış. Kuma gömülmüş. Çıkarmak için arkadaşları kumu elleriyle eşelemişler. Bazı insanlar tuhaf huylu olabiliyor.
Yine günlerden bir gün, Antonyo, can arkadaşı Nuri’ye para veriyor. Sigara alsın tombalaya çıksın diye. Çankaya meydanına gidiyorlar. Antonyo, ben boksörüm kumar yapmam diyor. Erketeye yatıyor. Nuri’de karşı köşede beş taş iki buçuk liraya tombala çektiriyor. Antonyo’nun durduğu yerde marangoz atölyesi varmış oradaki adamlar bunu kovalıyor. Bu da tav oluyor. Kavga edecek ama ceketi yeni,yırtılmasından korkuyor, ceketini, meydanın ortasında sabit duran bir bidonun içinden trafiği yöneten (o zaman trafik ışıkları yoktu) trafik polisine, ceketini”abi şurda yük var taşıyıcam ceket kirlenmesin” deyip emanet bırakıyor. Ceket kıymetli tabi, Kıbrıs’tan almış.Geliyor kavga ediyor. Adamlar altı kişi. Hepsi nakavt…Ambulans bile gelmiş…
Olay çok.Bizim mahalle bu, Mezarlıkbaşı. Bizim mahalle çukur mukurdur,insanı çok hayvanı yoktur, bizim mahalle daha çocuktur.
Yazın İnciraltı’na yüzmeye gidilirdi. Yine günlerden sıcak bir yaz günü; İnciraltı’nda mahalle kızlarına askıntı oluyorlar. Askıntı olanlar kalabalık. Antonyo, ve arkadaşı Sarı Ferit, adamlara dalıyorlar. Antonyo, kayığın küreğini kırıp adamlara saldırıyor.Denize atıp kafalarını suyu batırıyorlar.
-Mezarlıkbaşı Soğuk Sokak s.106 dan alıntı ve yeni eklemeler-

