Çaycı, esnaf, hem öyle böyle değil, on numara esnaf. Kendi ifadesiyle,”Çocukluktan bu işi yapmasaydık, zor olurdu.Kahvecilik kolay değil.Herkes yapamaz.” Doğru. Her insanın harcı değil.
Canını sıkan müşteri, çay istediyse,”Taze demledim, çay çöküyor.”O kalın ve külhanbeyi ağzıyla der. Müşterinin çayını daha sonra götürürdü.
Aslen Ödemiş’li. Ama Ballıkuyu’da oturmuş. Tepecik’te dükkanı varmış. Çaycı, tam bir usta. Mastırını, gündüz bile insanların çalınabildiği, Tepecik’te yapmış. Parfüm ve saat satmış, parayı verene.
Ben, ona, Abim derim. Bunun yaşla bir ilgisi yok. Vefat eden Ferit Abimle eskiden bir tanışıklığı olduğu içindir. Bu, bir muhabbeti ifade ediyor.
Çaycı, soysuz zamanların teneke adamlarından değildir. Bunu davranışlarından ve anlattıklarından anlayabilirsiniz. Ben, onu Fahrettin Altay Meydanında, Meydan Büfe’de çalıştığı zamandan tanırım. Etrafı sular süpürürdü. Hiç durmaz, pire gibi çalışırdı.
Yeni çıkacak olan kitaptan. Eylül inşaallah.

