Çeyrek Efe’nin, yaşantısında bir yalnızlığı bir kendi içine çekilme günleri olmuş mudur? Sanmam. Bir insan onunda neyse kırkında da odur. Efem, sekiz onluk maşaallah.  Bir öğle namazı bitiminde tokalaşırken ” Efem Allah kabul etsin.” ”Senin de hemşerim” ”Efem sen şimdi acaip dipde dalarsın. Kesin madalyan vardır.” ” Olmaz mı!!!Ben suya daldım otuz beş dakika çıkmadım.”  Ben hayretle”Yok ya!!!!!” ” Yaaa ne sandın.” ” Yani yarım saat” ” Bir de beş dakikası var.otuz beş dakika. Kimse duramadı.”… Çeyrek Efe suyun altında otuz beş dakika kalmış!!!!! Çeyrek Efe’yle kimse yarışamaz…”Sen bu sokakta mı oturuyon?” ”Evet kızımın yanında kalıyom.Dört çocuk.Torunun çocuğuda var.” ”Ee maşaallah! Sen torunun torununu da görürsün.” ”Allah biliyo artık”… ”Dün seni Duru Parkta görmedim” ” Ordaydım.” Sesini incelterek imali.” Beni herkes göremiyo” dedi ve hafiften gülümsedi…”Allaha emanet ol Efe’m” ”Sen de. Hadi bakalım.Selametle. Ben bi gideyim parka, bakayım olay var mı?” !!!!!!!! Gider parkta oturur. Filitreli cigarasını yakar. Çayını içer. İkindi namazına Eyüp Sabri camisine yürüyerek gider…Çeyrek Efe’nin yürümede kazandığı madalyası var…(Devamı sonra)

Yorum bırakın