belki yaşadığımız özel dünyamız ve alemimiz bir sahifeden ibarettir hayatımız bir kalem onunla çok şeyler yazılıyor
asi ruhlu kız derste hocasıyla tartışıp kapıyı çarpıp çıkarmış
çok mu ömrümüz var veya neden bu acıları çektiriyor hayat sabrı öğretiyor sanki tekdüzeliği olmayan bu hayat
başka bir yerde başka koşullarda yetişmediyse suçlu muydu
mutlu evlilik bir milyonda kaçtır veya mükemmel evlilik var mıdır
derdini anlatabilse iyide susmak kalbini de yoruyordu eğer yormasa en mutlu günleri olacaktı çevresinde insanları mutlu etmeye çabalıyordu çabaladıkça yalnızlaşıyordu konuşmaya çok muhtaçtı ama her şeyi içinde boğmaya mecbur oluyordu
ona göre yaşanmaz bir dünyada yaşıyordu uzaklara özlemi vardı hep uzaklara bakıyordu kafası dopdolu dert acı geçmişin acıları geleceğin endişesi belki kafasının içinde adım atacak yer yok
yine de kendine yetiyordu
huzuru yaşadığı günde bulamadığı için de kurtuluşu yoktu
uyuya bilseydi doyasıya her şeyi unutmak için
umumi dünyayı özel dünyası yapamazdı bataklıkta boğuluyor meğerki harika olarak bir dest- inayet onu kurtarsın
kaderini anlayamıyordu o içini dışını yakan ateşi nasıl küllendirebilirdi ne yapsındı arzuladığı hayatı yok ama sevgisini vereceği ona ihtiyacı olan sevgiyle bakan iki evladı vardı
doktor bacağındaki damar değişmeli demişti kan deveran edemiyordu dün aradım evde yatıyormuş ayağı ağrıyor yürümekte zorlanıyormuş acaba bir şey olur mu diye de evham yapıyormuş gelgitler oluyormuş
Allah yardım etsin
her sabah kalkıyor çoğu zaman kalkamıyordu yorgunluğu çoktan başlamıştı düşünceler acı veriyor öldürüyordu ona yolda yürümek zor geliyor ömrünün yollarına çıkış arıyor
her şey kader ile takdir edilmişti kısmetine razı ol ki rahat edesin demişti Bediüzzaman
yenilgiyi acıyı ve kaybı yaşamıştı yaşıyordu uçurumun dibinden çıkış yolunu yine kendi bulacaktı engin ve romantik ruha sahip oluşu buna uygundu kendine has direniş duyarlılık ve anlayışla merhamet ve derin sevgisiyle bunu başarabilirdi
son günlerde iyi bugün de iyi idi geceleri anahtarı alıp evden çıktığı nereye gittiğini kendisinin de bilmediği kendinde olmadığı o halleri geçmiş doktora gidip verdiği ilaçları içmeye başladığından beri iyi depresyon başka türlü iyileşmiyor ikindiden sonra geldi dükkana uyumuş iyi görünüyor iki bardak çay koydu dükkanın karşısına oturduk ben evlenmeyecektim mesuliyet bana göre değil dedi
Gülbin başkalarının düşüncelerine aldırış etmezdi kendi değer yargıları ve isyanlarda bir ruhu vardı
nasıl anlatayım bilemedim gecesini aydınlatan bir göz belki bir söz balkonda sabahlara kadar tüttürdüğü akşamlar
iyilik yapınca rahatlıyom
iyilik yapmak yaşadığı günde huzuru bulmaktı onun için

