İKİ KADIN- Gülbin;…”Beni öldürürse senle, annem öldürür.dedim. Uykum da kaçtı.Baktım saat iki buçuk olmuş. Bir hap attım.” “Sana zor gelen bu hayatı kabullensen yenilgiyi kabul etmiş olacaksın gibi.” “Aynen öyle!”…Alıştım diyemiyordu.Diyemez. Çünkü, alıştım demek çaresizlikti onun için…Gülbin yorgundu.Gürültü alabildiģine rahatsız ediyordu onu.Dükkanın bodrum katına inip, kuytu köşeye yatardı bazen, kulaklarını kapatarak.Onun hayatında bir yol açılsa, başka bir yol, orda yürüse yalnızlığa doğru.Yalnız olsa.Yüklendiği bu yaşantıyı sırtından atsa, kuş gibi olsa. Tartışmasız bir yaşantı beklese onu.Her şeyin son bulduğu; yalnızlığın sadece kendine ait olduğu bir yer. Ona acı çektiren gerçeklerden uzak bir yer.Ama yoktu! Bazen, hayat yorar insanı.Affetmek yorar, hoşgörmek yorar, boş vermek bile yorar.Ve insan susar. Her şeye, herkese rağmen elinden gelen tek şeyi yapar.İçine atarak, sessiz çığlıklarla susar.Gülbin bağıra bağıra susuyordu. Geçmiş zamanın halatını tutmuş bırakmıyor ama akan zaman onu sürüklüyor gelecek zamana götürüyordu….( İKİ  KADIN adlı kitaptan kısa bir bölüm)

Yorum bırakın