Susuz Yaz filmiyle tanıdım onu, siyah-beyaz bir melodramdı. Etkilemişti beni, suya sahip olma mücadelesiydi. Beyaz perdenin kötü adamı, Erol Taş, iyi rol kesiyordu. Bence, Necati Cumalı, ilk cumhuriyet dönemi, kırsalı anlatan romancılarından bir tık önde;
Makedon göçmeni bir ailenin oğlu. Urla’ya yerleşmiş aile. Ve burada, İzmir’in güzel beldesi Urla’da,yazmış, şiirlerini romanlarını, hikayelerini, oyunlarını…
Cumalı’yı okumak gerekli: suyu karıştırıp hayatı hırçınlaştıran Susuz Yaz’ı; tütün zamanında, ıssız tarlalarda, burnu yakan, elleri sarartan, tütün acısını; anlatan, Tütün Zamanı’nı ve diğer eserlerini.
İzmir Urla’lı; Cumalı’yı, okumak lazım.
Bir zaman Urla’da sahibi eski, eski bir kitapçıya gitmiştim. Kendisi Urla’lıydı.
-Necati Cumalı’yı tanır mısın?
-Tanımam mı! Ama ben sevmem.
-Kitaplarını?
-O başka! Kitap başka!

