Ben Makedonya’ya, savaşmayan ahaliye yardım etmek için gittim.Bunun için, savaşı asker gözüyle değil, tabir uygunsa asker ve sarıklı  sınıfının  dışındaki memurlar gözüyle gördüm.Top sesleri işitmedim, savaşta hazır bulunmadım lakin kolu bacağı kesilmiş ölüler, yanmış köyler, yağmalanmış evler ve aç kalmış aileler…Bütün bunlardan fazlasıyla gördüm.Galiplerin büyük zaferi memleketi baştan başa kat ederek onu kana buladı ve daha uzaklara; Edirne’ye ve Çatalcaya kadar uzadı.Tekerleklerin korkunç tıkırtıları artık Makedonya dağlarının; matemi andıran suskunluğu içinde işitilimiyor ve artık hiçbir şey ovaları ve vadileri dolduran inlemeleri boğamıyor…Bulgar Mektubu bölümünden..orijinal
Syf: 118…Bulgar ve Makedon çeteler müslümanları çıtırbörek gibi yedi. HattaTürk genellemesi ile adlandırılan Müslümanlar; Bulgar ve Makedon çeteler için, yalancı baklavaydı!…Yolda yakaladıkları müslümanların feslerine tebeşirle haç çizerler, istavroz çıkarmalarını isteyerek zorla vaftiz ederlerdi.

Yorum bırakın