Bir Ekim ayı akşamı, rüzgarlar ağaç dalları ve yapraklar ile oynaşıyor,. Kalbimden tatlı bir sevinç fışkırıyor. Gözlerim, sabah yağmurunda yıkanmış gibi, ayaklarımda hayat titreşiyor. Düşlerim, ışık etrafında dönen pervanaler gibi uçuşuyor. Varlığımın karanlık mağraları aydınlanıyor. Lakin durdurak bilmeyen hayatın gürültüsü, bitmek bilmiyor.
Zaman yolculuğu yapsam, geleceğe gitsem ve geçmişi özellikle 20023 ve 20025 yılları arasını dikkatli bir analizden sonra, olanlara(gerçekliklere) küçük bir müdahalede bulunarak, Doğu Venüz kıyılarında ve Ortanın doğusu olan yerleşkede değişimlere neden olabilir miyim? Masumların ihtiyaç duyduğu yardımları, gelecekten kargo yaparak göndersem, öldürülerek yukarılara yolculuk yapanlar şimdiki ana geri dönse! Yani bunu yapacak bir makine […]
Anne saat on iki olduğunu söylüyor kalk diyorsun. Farzet ki, daha geç değildir. Akşama vakit var! Güneşin denizin ufkuna yaklaştığını, işçilerin evlerine varmak için yolları doldurduğunu, trafiğin yoğunlaştığını göz önüne getirebilirsin. Gözlerini kapa, gölgelerin uzadığını ve deniz suyunun, kuzgun bir siyahlıkta ışıldadığını ve yakamozların oluştuğunu düşünebilirsin. Saat, gündüz on iki olabiliyorsa gece de on ikiye […]
Burnumda demlenmiş çay kokusu koklaya koklaya onu bardağıma dolduruyorum…. Cam da bir kelebek dışarıda Yağmurkuşu sesleri… -Herkese bol çaylı bir gün olsun-
İleride Gazze ile ilgili bir müze kurulsa, ilk girişte- salonda, resimler olsa; parçalanmış çocuk cesetleri, yerlerde kanlı bebek ayakkabıları, hastaneler yıkılmış, etrafta sağlam bina yok,, insanlar derme-çatma çadırlarda kalıyor, su kuyruğu, yemek kuyruğu, kendi yurdunda göç eden insanlar,, ikinci salonda, Ebu Ubeyde’nin resmi, tankları havaya uçuran Hamas elemanları, Hamas’lı yalınayak direnişçiler-savaşçıların resimleri,, üçüncü salonda, Ebu […]
