Şadi Çetin, Antalya’da yaşar. Aktif, yardımsever, toplum yararına çalışan biridir. Kalbinden arzularının hayali çıkıp gerçeğe dönüşmüştür. Pırıl pırıl yanan, sonunda gerçeğe dönen zeytin yaprağı rengi bir hayaldir bu!

Yıllar önce Ziraat fakültesine gider. Antalya’da zeytin ağacı yetişir mi diye bölüm başkanına sorar. Böyle bir soru sayın profesörün hoşuna gider. Ertesi gün fakülteden işi bilen altı kişiyi gönderir, değişik yerlerden alınan toprak örnekleri tahlil edilir. Birkaç gün sonra Şadi’yi arar. ”Şadi Bey Antalya’da zeytin ağacı yetişir” der. Şadi ve Ziraat Odasından arkadaşları arayış içine girerler. Antalya Ziraat Odasının fazlaca zeytin alacak parası yoktur. Şadi, Ticaret Odasına gider destek ister. Onlar da para olarak katkı yaparlar. Yakın bir köyün Tarım Kredi Kooperatifi de fidan vereceğini söyler. Ve sonuçta  bir milyon zeytin fidesi halka dağıtılır. Her yere zeytin dikilir.

Bugün Antalya’da on üç tane zeytinyağı fabrikası vardır. Bunların içinde Antalya Ziraat Odasının fabrikası da vardır.

Asker arkadaşım, böyle bir işe öncülük yaptığın için seni ve Antalya Ziraat Odasını canı gönülden kutlarım.

Şadi Çetin, adamsın…

Sana, baharın  en güzel çiçeğini ve içinde güneşin yedi rengini saklayan bir tek yağmur damlacığı göndermek isterdim…

 

Yorum bırakın