Çeyrek Efe,her zaman oldugu gibi öğle namazı çıkışı kahve bahçesinin kıyısına oturmuştu.Ben de selam verip yanına oturdum. Sandalyeye ilişirken.-Çay içer misin?diye sordum -Yok hemşerim sen iç. Hafif bağırarak.-Limonlu bi çay Ali abim.diye ocakcıya seslendim..-Efem nasılsın? -Şükür işte! Ne yapıcan? -Efem sen kızının yanında mı kalıyon? – Evet.- Nasıl sana bakıyolar mı? -Bakıyolar bakıyolar. -Damat nasıl […]
Çocukken geçirdiği hastalık nedeniyle duymayan ve konuşamayan Çeşme-Dalyan Köylü balıkçı Nezir, karşı ada Sakız’da yaşayan Rum kızı Tinika’ya aşık olmuştu. Çeşme’de görür görmez tutulmuştu Tinika’ya. Ona daima kalbinden güzellikler bahşetmede, hayal iplikleriyle Sakız’a dönen Tinika’ya kilimler dokumaktaydı. Rüyalarında; ilk görüşte aşık olduğu, Tinika’nın ölümsüzlük resmini çizmekle meşguldü. Tinika’yı paha biçilmez yapmak istiyordu. Deniz incileriyle süslüyor […]
Savaş, insanoğlunun kendi kendini yok etme sanatı.İnsanoğlu, bu sanatta, hayvanları bile geride bırakmıştır.İğde kokusu yerine, kan kokusu duymak ister.Savaş, insanlığın gerçeği. Ülkeler buna hep hazır olmalı. Hazır olmadığı zaman, yok olmaya hazır olmalı. Montaigne : ”Bizi, komşumuzla kapıştıran nedenin aynısı, krallar arasında bir savaş koparır.”Bir ülke, diğer ülkenin suyunu ister, petrolünü ister, madenini ister. Denizi […]