…”muvakkat handa ve fani misafirhanede ve kısa bir zamanda ve az bir ömürde..” ne gördü? nimetlerden tattı ve gitti ! arkada kalan; zaman içinde, toz tutmuş artık kullanılmayan eşyalar ! baktığınızda, bir zamanlar şöyleydi böyleydi, diyeceğiniz bazan eklentiler , yapabileceğiniz geçmişte görmeye alıştıkları onlarla özdeşleşen onlardan geriye kalan eşyalardı tümü…bir zamanlar; kendisini arada öfkelendiren; öfkelenip gözlerini çektiği, arada kalbini titreten, kapısından içeri gözleyip gözlerine bakan, yoktu artık…yıllar geçip gitti,bahar günleri kaçtı,- hep kaçıcıdır – çiçekler soldu, gençlik söndü…hayat zambak yaprağındaki bir su damlasından başka bir şey değildi.
