Mezarlıkbaşı 913 Sokak…
Hasan, buranın gülüdür, kokusu ise tüm İzmir’i sarmıştır. Sabah erken çıkar, karanlık evin kapısına dayanınca dönerdi. Boynuna asılı, tablasında ne yok ki; sakızlar, şekerler, çata patlar. Bir dünya şey, bir o kadar da Hasan’ın umudu…
Güzel kalpli insanların yaşadığı yerdir, Mezarlıkbaşı 913 nolu sokak. Çalışıp çabalayan, akşam tenceresi fokurdayan insanlar, İyilikleri kötülüklerinden fazla insanlar…
Hasan, yardıma hep ihtiyaç duyan; gözleriyle konuşan Hasan! Pencereden ıssız sokağı seyretmez, sokağa çıkar, taş döşeli sokağa ahenk katardı. Onun boynuna asılı tablası, bir inci gerdanlıktı.
Hasan, mahallenin meleği Servet Ablanın kaynıydı. Hasan’a iyi bakardı.
Bu mahallede çok okul bitirmekle, belki de; elde edilmesi zor olan bir kültür vardı. Bir arada yaşayabilme kültürü…Bu insanlar bunu başarmıştı.
Her komşu, herkes, karşılık gözetmeden birbirine yardım ederdi. Ne olursa olsun.
Bu insanların ruhları yüceydi. Gece sona erdi mi, gece unutulur, yeni günün şarkısı söylenirdi.
Burada iyilik, kötülüğe her vakit, galip gelmişti…
