Ahmet Coşo iş yerinden su geçirmez ziftli kağıtlar getirirdi.Bir hafta sonu bunları taraçanın altına yağmurun aşağıya akmasını engellemek için-çünkü kışın bile dışarda yatardı- çakmak istedi.Muharrem var Mehmet burda Ferit nerde? Ferit’in gelmeyeceği tuttu.Kalın sesiyle,sert ve kesin”Gidin bulun”Baktık yok.Geç geldi.Ferlt’e keserle saldırdı.Ferit, taş basamakları atladı.Keseri arkasından fırlattı.Allah’tan isabet ettiremedi.Sapı bir tarafa keser bir tarafa gitti.Bu olaydan sonra Ferit abim evden kaçtı.Kimler araya girdiyse Ahmet Coşo razı olmadı.Ferit kayboldu.Duyduk İstanbul’a gitmiş.Ahmet Coşo Ferit’in nüfus. cüzdanını sakladı onu dahi vermedi.Genç adam kimliksiz ne yapsın İstanbul’lar da.Ne yaptı acaba? Ferit’in aklına, ruhuna, kalbine bu mahalle dardı.Ferit, dünyaya zor sığıyordu.İstanbul onunla nasıldı? Sarı Ferit, bura ortamının dışında başka dünyaların; değişik manzaraların, dolu olduğunu ve ruhu bu değişikliklere susamış bulunurken evden kaçmıştı.Mahalleyi terk etti.Annem”Sağ olduğunu bileyim yeter” demek zorunda kaldı…..Mezarlıkbaş Soğuk Sokak syf: 101

Yorum bırakın