Güneşin batmak için hazırlandığı akşamüstüne doğru, rüzgarda karaçamların dalları hışırdarken, bilmiyorum niçin, dağ yolunda yürüyordum. Uzun kollarıyla gölgeler acele uzaklaşan ışığın ayaklarına sarılıyordu. Kuşlar ötmekten yorulmuş gibiydi. Bilmiyorum niçin yolun kenarında oturdum. Gece oluyordu. Akşam yıldızı gözden kayboldu. Sabah vaktinin gelmesi kesin. Umut’ta öyle. Hiçbir şey olmasa da umut içimizi sabah güneşi gibi aydınlatır. Bir […]

     Muhacir türküsü, muhacir olanların – göçmek zorunda bırakılanların, uğradığı mezalimi ve çektiği sıkıntıyı anlatan bir türküdür. ……… acı benim halime, Yüreklere sızıyım, Gül bahçeli evimde, Gonca gelin gibiydim. Darağacı kuruldu, Ne arandı soruldu, Anam babam kardaşım, Hep bir günde boğuldu. Dört tarafım karanlık, Bu mu acep insanlık, Hep bir kapı kapalı, Hani eski […]

Dün İl Göç  idaresinde sıra beklerken oturduğum koltuğa iki kız daha oturdu. Sağ tarafımda oturan kız telefonla konuşurken şivesinden anladığım Arnavutluk’tan gelen bir öğrenci… Sol tarafıma oturan kız belgelerini kontrol ederken belgeleri arasında pasaport yazısını gördüm “Republiika Srbija” yani Sırbistan vatandaşı.. Güldüm içimden… Bir toprağı paylaşamayan milletlerden üç  kişi yeri gelince bir koltuğu paylaşıyor… Demek […]